Quickribbon MEÇHULŞAİR

www.mechulsair09.blogcu.com DEĞERLİ ARKADAŞLAR RADYOMUZ AÇIKSA ADABI MUAŞERET KURALLARI İÇERİSİNDE SOHBET EDİLEBİLİR VE İSTEKTE BULUNULABİLİR LÜTFEN TOPLU YAŞAM KURALLARINA UYALIM BAŞKALARINI RAHATSIZ ETMEYELİM ANLAYIŞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM

Allah ım! Bizi kendi sözlerimizle ve kendi amellerimizle imtihan etme! Onlar sebebiyle cezalandırma, bize lütfunla, kereminle, cezamızdan vazgeçmekle ve müsamahanla muamale et. Allah ım! Ey bütün varlıkları yaratan. Ey sebeplerin müsebbibi! Bizi varlıkları ve sebepleri sana ortak tanıma bağından kurtar. Allah ım! Beni de dua isteyeni de kendinden başkasına muhtaç etme! Yalnız sana muhtaç olalım. Seninle müstağni olalım, yalnız seni zikredelim. Yalnız senden isteyelim.Amin !..



Menü

Son Yazılarım

Kategorilerim

Arkadaşlarım

Bağlantılarım

YORUMLAR

günaydın
selamünaleyküm
MRB
Merhaba
hayırlı günler usta28.blogcu.com
selam ve dua ile kardeşim
hayırlı günler usta28.blogcu.com
Antalya lı misafiriniz...
Teşekkürler
mrb


<%EkleBunu%>


OTUZ YILLIK EKMEK

14/11/2009 · Kategori: CUNEYT SUAVI DEN HIKAYELER

 

Şeyh Ebu Said Ebu'l Hayr (k.s.) Hazretleri, daha  henüz küçükken babası onu almış Cuma namazına götürmekte idi. Yolda zamanın manevi reisi Şeyh Ebu'l Kasım Hazretlerine rastladılar. Şeyhi, çocuğun babasına :
- Bu çocuk kimindir? diye sordu.
O da:
- Bizdendir ya Şeyh!, dedi.
Şeyh onların yüzüne bakarak gözleri yaşardı. Sonra da  babasına:
- Ya Ebu'l Hayr, bizim dünyadan gitme zamanımız gelmiştir, fakat makamı boş  görerek üzülmüştüm. Fakat şimdi senin çocuktan öyle anlıyorum ki müslümanlar istifade edecek derecede mânevi kabiliyet var. Cuma namazından sonra bu çocuğu bizim eve getir, dedi.

Namazdan sonra çocuk ve babası  Şeyhin evine gittiler, dergahına giridiler... Dergahta kışlık yiyeceklerin konduğu yüksekçe bir yer vardı. Şeyh oraya bir ekmek koymuştu. Çocuğun babasına:
- Oğlunu omuzuna alda, o yukarıdaki ekmeği indirsin, buyurdu.
Babası oğlunu omuzuna alıp kaldırdı. Çocuk elini uztıp 30 yıllık ekmeği aldı  ve yere inip Şeyhe verdi. Ekmek sıcacıktı.

Şeyh Ebu'l Kasım Hazretleri ekmeği aldığı zaman gözlerinden yaşlar akmaya başalmıştı.Ağlayarak ekmeği ikiye böldü, bir parçasını  çocuğa verdi., bir parçasını da kendi yedi. Babasına hiç vermedi.
Çocuğun babası:
- Ya Şeyh, bu arpa ekmeğinden bir parça da bie nasip olmayacak mı? dediğinde, Şeyh:
- Ya Ebu'l Hayr! Otuz senedir, bu ekmek orada durmakta idi. Ban bu  ekmek kimin elinde yeni fırından çıktığı gibi kimin elinde sıcak olursa, onda alemin istifa edeceği  vaafedildi. Bu vaadin tamamı senin oğlunda olsa gerektir. O zatın senin oğlun olması şeref olarak sana yetmez mi? buyurdu.

Şeyh Ebu'l Kasım Hazretleri, kendi yerini alacak "Büyük Veli" yi bulmuştu.

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

PEYGAMBERE BAĞLILIK

12/11/2009 · Kategori: CUNEYT SUAVI DEN HIKAYELER

Mekke'nin fethinden sonra İslâm'ı kabul edenler arasında Hz. Ebû Bekir'in babası Ebû Kuhâfe de bulunuyordu. Yaşı sekseni aşmış, âmâ bir kişi olan Ebû Kuhâfe, Hz. Peygamber'in huzurunda hidayete ermekte geç kalmışlığını telâfi edercesine aşkla kelimei şehadet getiriyordu. Bu esnada sevinmesi gereken "Sıddıyk" (yürekten tasdik edip, sorgusuz sualsiz bağlanan) lakaplı Ebû Bekir ağlıyordu. Fakat bu ağlayış bir sevinç ağlayışı değil üzüntü ağlayışıydı. Bu, meclisteki herkesin hayretine sebep olmuştu. Sordular:

- Ey Ebû Bekir, neden sevinilecek bir günde gözyaşı döküyorsun? Cevap verdi:

- Allah'ın Resulünün en büyük arzusu amcası Ebû Talibin müslüman olmasıydı. Fakat bu dileği bir türlü gerçekleşmedi. Ben isterdim ki şu anda benim babamın yerinde şehadet getiren Ebû Talib olsun, babamın Müslüman olmasından dolayı benim gönlüm hoşnud olacağına, amcasının Müslüman olmasından dolayı Allah Rasûlünün gönlü hoşnud olsun. İşte bu olmadığı için ağlıyorum.

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

İSTANBUL SOKAKLARI

11/11/2009 · Kategori: VIDEOLAR

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

ŞEYTAN İLE HZ. İSA

10/11/2009 · Kategori: CUNEYT SUAVI DEN HIKAYELER

Hz. İsa (a.s) yarım kerpici başının altına koymuş, yatıp uyumuştu. Uyanıp gözlerini açtığında İblis'i başında bekler buldu. Ona.

- A melun başımda ne bekliyorsun? diye sordu

.

İblis ona dedi ki:

- Başının altına koyduğun benim kerpicim. Bütün dünya benim malım olduğuna göre, bu kerpiç parçası da benim malımdır demektir. Madem ki malımı kullanıyorsun bana ortak oldun demektir.

Hz. İsa (a.s) kerpici başının altından aldı, fırlatıp attı. Yeniden uyumaya niyetlendi. İblis de savuştu gitti.

Ey dünya dertleriyle üzülen, ip gibi eğilip bükülen adam!

Madem sonunda herşeyi arkanda bırakıp gideceksin, açgözlülük yapmanın, durmadan mal yığmanın ne âlemi var?

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

AŞK VE ÇILGINLIK

8/11/2009 · Kategori: CUNEYT SUAVI DEN HIKAYELER

Uzun zaman önce, dünya yaratılmadan, insanlar dünyaya ayak basmadan önce,iyi huylar ve kötü huylar ne yapacaklarını bilemez vaziyette dolanıyorlarmış.

    Bir gün, toplanmışlar ve her zamankinden daha fazla canları sıkkın oturuyorlarken;

    Saflık ortaya bir fikir atmış;

    - "Neden saklambaç oynamıyoruz?"

    ...Ve hepsi bu fikri beğenmiş, hemen çılgın Çılgınlık, bağırmış:

    - "Ben ebe olmak ve saymak istiyorum, Ben ebe olmak istiyorum!"

    ...Ve başka hiç kimse Çılgınlığı arayacak kadar çıldırmadığı için, Çılgınlık bir ağaca yaslanmış ve saymaya başlamış, 1, 2, 3 .....Ve Çılgınlık saydıkça, iyi huylarla kötü huylar saklanacak yer aramışlar;

    Şefkat Ay'ın boynuzuna asılmış;

    İhanet çöp yığının içine girmiş;

    Sevgi bulutların arasına kıvrılmış;

    Yalan bir taşın altına saklanacağını söylemiş,

    Ama yalan söylemiş çünkü gölün dibine saklanmış;

    Tutku dünyanın merkezine gitmiş;

    Para hırsı bir çuvalın içine girerken çuvalı yırtmış.

    ...Ve Çılgynlık saymaya devam etmi?, 79, 80, 81, 82.....

    Aşkın dışında, bütün iyi huylar ve kötü huylar o ana kadar zaten saklanmış, Aşk, kararsız olduğu gibi, nereye saklanacağını da bilmiyormuş..

    Bu bizi şaşırtmamalı çünkü hepimiz Aşkı saklamanın ne kadar zor olduğunu biliriz.

    ...Ve Çılgınlık 95, 96, 97... ye gelmiş ve 100'e vardığı anda, Aşk sıçrayıp güllerin arasına girmiş ve saklanmış.

    ...Ve Çılgınlık bağırmış "Önüm, arkam, sağım solum sobe, geliyorum!"

    ....Ve arkasını döndüğünde, ilk önce Tembelliği görmüş, o ayaktaymış çünkü saklanacak enerjisi yokmuş. Sonra Şefkat 'i ayın boynuzunda görmüş, ve İhaneti çöplerin arasında, Sevgiyi bulutların arasında, Yalanı gölün dibinde, ve Tutkuyu dünyanın merkezinde, hepsini birer birer bulmuş, sadece biri hariç. Ve Çılgınlık umutsuzluğa kapılmış, en son saklı kişiyi bulamamış, derken Haset, Aşk bulunamadığı için haset duyarak, Çılgınlığın kulağına fısıldamış;

    - "Aşkı bulamıyorsun çünkü o güllerin arasında saklanıyor."

    ...Ve Çılgınlık çatal şeklinde tahta bir sopa almış, ve güllerin arasına çılgınca saplamış, saplamış, saplamış, ta ki yürek burkan bir haykırma onu durdurana kadar. Ve haykırıştan sonra, Aşk elleriyle yüzünü kapayarak ortaya çıkmış, parmaklarının arasından sicim gibi kan akıyormuş, gözlerinden. Çılgınlık Aşkı bulmak için heyecandan Aşkın gözlerini çatal sopa ile kör etmiş...

    - "Ne yaptım ben? Ne yaptım ben?" diye bağırmış.

    - "Seni kör ettim. Nasıl onarabilirim?"

    ...Ve Aşk cevap vermiş;

    - "Gözlerimi geri veremezsin. Ama benim için bir şey yapmak istersen, benim kılavuzum olabilirsin."

    ...Ve o günden beri, Aşkın gözü kördür ve o günden beri Çılgınlık da her zaman onun yanındadır..

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

ÇOCUK

6/11/2009 · Kategori: CUNEYT SUAVI DEN HIKAYELER

 Gözlerimi, önümde yürüyen çocuğun üzerinden alamıyordum. Daha doğrusu, yürümeye çalışan çocuğun üzerinden. Elindeki koltuk değneklerini büyük bir güçlükle kaldırıyor ve alt tarafı tutmayan vücuduyla, bir sağa bir sola sallanıyordu. 13-14 yaşlarında görünüyordu. Yürümek için harcadığı güç, küçük vücudunu bir deri bir kemik bırakmıştı.

    Sanki büyülenmiş gibi onu takip ederken, aniden düştüğünü gördüm. Koltuk değneklerinden biri kaldırımın kenarına rastlamış ve oradan kayıp çocuğu düşürmüştü.

    Yanına giderek yerden kaldırmaya çalıştım. Sessizce ağlıyordu. Arkasını okşayıp:

    - Üzülme!.. dedim. Olur böyle şeyler.

    - Üzülmüyorum!.. diye cevap verdi. Zaten ben pek üzülmem.

    Elimle gözyaşlarını silerken:

    - Ama!.. dedim, Ağlıyorsun.

    - Kolum çok acıdı!.. dedi. Onun için herhalde.

    Gömleğini sıyırıp koluna baktım. Bileğinden kesikti. Bu yüzden, koltuk değneklerinden biri özel olarak yapılmıştı.

    Elini fark ettiğimi anlayınca:

    - Bu düşüşüm hiçbir şey değil!.. dedi. Daha önce düştüğümde, elim araba altında kalmıştı.

    Ne söyleyeceğimi bilemiyordum. Ama teselli olsun diye:

    - Üzülme!.. dedim. Bundan daha kötü olabilirdi.

    Hafif bir tebessümle:

    - Üzülmüyorum!.. diye tekrarladı. Zaten ben pek üzülmem.

    - Biraz önce de aynı şeyi demiştin!.. dedim. Neden böyle söyledin?

    Koltuk değnekleri üzerindeki titrek vücudunu olabildiğince dikleştirirken:

    - Çünkü ben, Allah'a inanıyorum!.. dedi. O'na inananlar, ebedi bir vücuda sahip olmayacaklar mı? Hem de sapasağlam bir vücuda.

    Aman YaRabbi, neler duyuyordum?

    Bu kadar küçük bir kalbin bu kadar büyük bir iman taşıdığını ilk defa görüyor ve sağlam zannettiğim vücudumun, onun hastalıklı vücudundan daha fazla titrediğini hissediyordum.

    Teşekkür ederek yanımdan ayrıldı.

    O küçük kahramanın arkasından bakarken, ister istemez hangimizin daha mutlu olduğunu düşünüyordum...


Kaynak: Hayatın İçinden -Sevgi Öyküleri (Cüneyd Suavi)-Zafer Yay.

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

ANNE KALBİ

4/11/2009 · Kategori: CUNEYT SUAVI DEN HIKAYELER

Delikanlı,katı yürekli bir kızı sevmiş ve onunla evlenmek istemişti.Ancak kız,korkunç bir şart ileri sürerek:
-Senin sevgini ölçmek istiyorum,dedi.Bunun için de köpeğime yedirmek üzere bana annenin kalbini getireceksin.

Delikanlı,tüyler ürperten bu teklif karşısında ne yapacağını şaşırmış ve uzun bir tereddütten sonra hislerine mağlup olup annesini öldürmeye karar vermişti.Annesi,belki de durumu farkettiği için oğluna fazla direnmedi.Ve çocuk,annesini öldürerek kalbini bir mendile koydu.Delikanlı,kızın isteğini yerine getirmiş olmanın heyecanıyla yolda koşarken,ayağı bir taşa takıldı.Kendisi bir tarafa,mendil içindeki kalp bir tarafa fırladı.Canının acısından,ağzından ister istemez"Ah anacığım!"sözleri döküldüğünde annesinin tozlara bulanan ve hala soğumamış olan kalbinden bir ses yükseldi:

-Canım yavrum,bir yerin acıdı mı?

(Cüneyt SUAVI'nin Hayatın Içinden Adlı Kitabından)

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

DEFİNE (CÜNEYT SUAVİ)

2/11/2009 · Kategori: CUNEYT SUAVI DEN HIKAYELER

Delikanlı, babalarının miras olarak bıraktığı arsaya bir ev yapmayı plânlıyordu.Fakat arsa, sadece bir ev yapabilecek genişlikteydi ve en büyük erkek çocuk olmasından ötürü burası ona yakışırdı. Delikanlı, “Allah vergisi” dediği açık gözlülüğü ile kısa bir süre sonra bütün işleri halletti ve diğer kardeşlerinin saflığından faydalanarak arsayı üzerine geçirdi. Ancak her zamanki parasızlığı ile evi nasıl tamamlayacağını kara kara düşünüyordu. Sonunda ona da bir çözüm buldu. Arsayı olduğu gibi evi de bedavaya getirecek, yakınlarından alacağı ödünç paraları inşaat malzemesine yatıracaktı. Enflasyon canavarı, nasıl olsa borçlarını bir kaç yıl içinde silip süpürür ve kendisini bedavadan ev sahibi yapardı. Delikanlı, hangi arkadaşlarını daha kolay aldatabileceğini düşünürken, evin temel kazısını da bedavaya halletmenin yollarını arıyordu. Çünkü arsa, yer yer kayalık bir zemine sahipti ve kazma işi çok para tutacaktı.O halde, buna da bir çözüm gerekiyordu. Sonunda, dedesinden kalan el yazması Kur’ân’ın arkasındaki boş sayfayı kopartarak oraya bir define haritası çizmeye başladı. Evi düşündüğü yer, arsadaki dört büyük ağacın tam ortasıydı. Çizeceği haritada, köyün tarihî çeşmesine bitişik olan arsasını tarif edecek ve ağaçların arasında müthiş bir hazine bulunduğunu belirtecekti. Kendini bildiği günden beri babasıyla birlikte define aramaya gittiği ve kazmadık yer bırakmadığı için, bu tür haritaların inceliklerini gayet iyi hatırlıyor, çizgi ve işaretlerle donatılan yıpranmış bir haritanın, köy kahvesindeki acemi definecileri çılgına çevireceğini adı gibi biliyordu. İşini büyük bir itinayla tamamladıktan sonra, haritayı kahvehane masalarından birinin altına koyup oradan uzaklaştı. Delikanlı, iki gece sonra arsasına gittiğinde, tahmin ettiği manzara ile karşılaştı. Uzaktan görebildiği kadarıyla üç-dört adam, gecenin soğuğuna ve inceden inceye yağan yağmura aldırmadan harıl harıl çalışıyor ve haritada tarif edilen ağaçların arasını kazıyordu. Delikanlı, daha sonraki gecelerde de tekrarlanan bu operasyonu uzaktaki bir ağacın altına kaykılmış vaziyette seyrederken, bütün mal varlıklarını eriten definecilikten ilk defa birşeyler kazanmanın sevinciyle türküler mırıldanıyordu. Delikanlı, tamamlanmak üzere olan temel kazısını görmek için arsasına gittiğinde, daha da keyiflendi. Haritada tarif ettiği yer, sanki bir iş makinasıyla kazılmış ve arsayı bir kanser gibi saran büyük kayalar, tam istediği gibi parçalanarak arsa kenarına istiflenmişti. Böylelikle temel duvarları için gerekli olan malzeme de hazırlanmış oluyordu. Bir sigara tüttürmek için o kayalardan birine oturduğunda, sağa sola atılan kırık küpleri ve adamların gözünden kaçan tek bir altını görerek bulunduğu yere yığıldı. O gün bütün şehir, dört ağaç arasından çıkartılan küpler dolusu define haberiyle çalkalanıyordu...

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

BİR MEZAR İLE HASBİHAL

22/10/2009 · Kategori: SIIRLER _ OZ KALEMDEN _

GİDENLER DÖNGÜ GERİ

AMELİNLE  KALDIN YİNE

NİCEDİR DURUMUN

HALİN HOŞMUDUR

GÜLİSTANDIR ŞİMDİ ORASI

DİKEN GELMEZ HAYALE

MEVSİM BAHARMIDIR SENDE

YOKSA KIŞMIDIR?

 

APANSIZ GELDİ DAVET

ECEL ÇALDI KAPINI

GÖNÜLLERDE OLSADA LANET

ÖLÜM YOLDUR ALLAHA

YOKSA  ŞER  İŞMİDİR?

 

DOĞARKEN DEDİ Kİ MEVLA

NİŞANLISIN TOPRAĞA

KÖTÜLÜĞÜ BIRAK KENARA

HAYIR HASENAT AVLA

MAHZUNDUR ELBET GÖNÜL

GÖZLER GAMLI VE NEMLİ

LAKİN BU  HABERSİZ GİDİŞMİDİR?

 

EY NEFSİM TİTRE  VE UYAN

GERÇEĞİN ATEŞİNDE YAN

İPOTEKLİDİR HAYATIN

EMANETTİR MAL VE CAN

EBEDE KOŞUYOR ÖMÜR ATIN

GERİDE NE VARSA YALAN

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

RESİMLERİM SLAYT

22/10/2009 · Kategori: RESIMLER

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::


Ay dogdu üzerimize

Ne olur gel

Annem

M.E.Noyan.Esma

MySpace Codes, Myspace Generators, Myspace Graphics


ZİYARETCİLER


ASIRLIK ŞİİRASRI SAADETTE ÇOCUK OLMAKB E D İ RBİR GÜLÇANAKKALE ŞEHİTLERİNEELLİ İKİ GÜNE N S A RGELSEYDİNHABİBULLAHI SEVMEKK E R B E L AKIRK YAŞINDASIN M İ R A Ç O N L A RS A L A V A TSANA MUHTACIZSEN GEL DİYESEN YOKTUNŞEMAİL U H U DYA RASULULLAHYILDIZNAME

TEKVİR SURESİ (MUTLAKA İZLEYİN)EZANKADİR SURESİRAD SURESİKAF SURESİHİCR SURESİVAKIA SURESİDUHA,İNŞİRAHTEKVİR S.AMENERRASÜLÜ..