23 09 2010

AKLINA GELMEZMİ

DEVERAN EDER FELEĞİN  ÇEMBERİ YAZIN PEŞİNİ BIRAKMAZ  ZEMHERİ KAÇ YIL OLDU DOĞDUĞUDAN BERİ HİÇ AKLINA GELMEZMİ ÖLECEĞİN Devamı

22 09 2010

MUTLULUĞUN FORMÜLÜ

İNSANLARA  HATA PAYI VERİN, TAHAMMÜLÜNÜZÜ ARTIRIN, KENDİNİZİ SEVİN AMA BENCİL OLMAYIN, MUTLULUĞUN FORMÜLÜ  BUDUR.İNSANLAR  GENELDE BAŞKALARININ HATALARI YÜZÜNDEN DEĞİL,  KENDİ HATALARI YÜZÜNDEN MUTSUZ OLUR, BAŞARI YOLUNDA AŞILMAZ ENGEL İNSANIN KENDİSİDİR. İNSAN KENDİNİ AŞTIĞINDA  ALLAH'A ULAŞIR VE  BU  HEDEF YOLUNDA Kİ  BAŞARILAR ANCAK  AYAĞIN TOZU SAYILIR. Devamı

20 09 2010

TUT ELLERİMDEN ALLAH'IM

 TUT ELLERİMDEN BIRAKMA BİR AN HER  LAHZADA OLUYORUM YER İLE  YEKSAN BEN BİR GÜNAHKARIM NE  YANDAN BAKSAN TUT  ELLERİMDEN  BIRAKMA  BİR  AN   GAH  TUTUP  GAH BIRAKIP İPİNİ KURAN'IN CANINI OKUDUM KOCA ÖMÜRDE HER ANIN TEK ÜMİDİM SENİN İHSAN FERMANIN TUT ELLERİMDEN BIRAKMA BİR AN   AŞİNASI OLDUM CAHİLCE  FANİ DÜNYANIN MÜPTELASI OLDU GÖZLERİM  RİYANIN, ÜRYANIN İZİN VER GİREYİM İÇİNE RAHMET  DERYANIN TUT ELLERİMDEN BIRAKMA  BİR AN   YÜZÜM  YOK, GÜNAHA DEĞİL, TEVBEYE  BİLE KELİMELER BİRİKİYOR GÖNLÜMDE  GELMİYOR DİLE NASIL  GELİRİM  KAPINA MİLYON EYVAH İLE TUT  ELLERİMDEN  BIRAKMA  BİR  AN   Devamı

15 09 2010

SİYASİ PARANOYA

         Türkiye  için bir  dönüm  noktası  olan  referandum geride kaldı, yanlışı doğrusuyla  yeni bir  anayasamız  var kısmen de olsa...      Bu  referandum   vesilesi  ile Türkiyenin  bazı gerçeklerinede yakından  şahit  olduk.  Bu  gerçeklerden  en önde  gelenide  galiba muhelefet liderlerinin bir siyasi  paranoya içinde bulunmaları. Bir siyasi parti düşünün ülke  tarihi  boyunca siyasi  aktörlerin en başında gelsin ama ülkeye hizmet  bakımından dişe  dokunur bir eser  bırakamamış, bunlar bir yana yapılmaya  çalışılan her hizmetin önünde  bir  dağ gibi dursunlar,  kurmayları  tarafından   her  fırsatta halkının manevi değerlerine saldırılsın,  millete  rağmen siyaset  ekolünün  en önemli  temsilcisi olsunlar  ve bütün  bunlara  rağmen halkçı olduklarını ve  vatanı, milleti kendilerinden  daha  çok seven birileri olamayacağına inansınlar ve  hatta  bunu  bir  paranoya  haline  çevirsinler...    Bir diğerini  değerlendirsek  satırlar  yetmez  heralde, 2000  yıllarında kolalisyon hükümetinin büyük ortağı, hatta  bir siyasi  parti liderinin söylediğine  göre  kendisine başbakanlık  teklifi yapılır ama  kabul etmez, zira  görünen köy kılavuz  istemez çünkü öyle bir  potansiyallei yoktur,  damdan düşer gibi  gelmişlerdir milletin  başına hiç hesaplarında yokken...   Erkeklikten yummruktan dem vurarak , yakın zamanlarda&nbs... Devamı

10 06 2010

DERDİNDEN VEREM OLSAM

Derdinden verem olsam Tutuşsam kerem olsam Sürmem seni tenime, Yarama merhem olsan... Sararmış yaprak olsam, Bir çorak toprak olsam... İçmem bir yudum senden Kerbela´da su olsan... Dönüp koklamam seni, Zemherimde gül olsan...   ... Devamı

05 06 2010

KELEBEKLERİN ÖMRÜ ( aşk hikayesi)

İlkbaharın son günleri olmasına rağmen, yağmur, sabahtan beri durmaksızın yağıyordu. Adam elindeki raporu masasının üzerine bıraktı ve başını kaldırarak karşısındaki genç kıza baktı. Kız, gözlerinde biriken yaşları eliyle sildikten sonra adama döndü ve "Ta başından beri biliyordun,değil mi?" diye sordu. "Evet" diye cevap verdi adam. Ta başından, kızı ilk muayene ettiği dört gün öncesinden beri biliyordu. "Çok güzel oynadın doğrusu rolünü" dedi, kız. Adam cevap vermedi, yüzünü pencereden yana çevirdi ve dört gün öncesini düşündü. Kızın muayenehanesine geldiği ilk günü. 24-25 yaşlarındaydı. O gün de bugünkü gibi yalnız başına gelmişti. Uzun boyu, kısa küt kesilmiş kumral saçları, renkli gözleriyle etkileyici bir güzelliği vardı. Yüzünde hafif bir endişe, yanaklarında belki biraz utanmanın verdiği pembelik gözleniyordu. "Sağ göğsümde üç aydır bir sertlik fark ettim. Ağrısı yok, geçer dedim, aldırmadım, ama geçmedi işte" demişti. Kısa bir öykü alma sonrası muayene odasına geçtiler. Kız, çekingen tavırlarla soyundu ve uzandı. Adam,kızın göğsüne ilk dokunduğu anda gerçeği anladı. Bu kız kanserdi! Ve hem de çok gecikmişti. Koltuk altı da bezelerle doluydu işte. Belki yüzlerce meme hastası olmuştu ama ilk defa bu kadar genç yaştakine rastlamıştı. O dakikadan itibaren oynamaya, rol yapmaya başladı adam. Kızın endişesini dağıtmak için ne şaklabanlıklar yapmamıştı ki. "Pek önemli bir şey gibi durmuyor. Ama buradan küçük bir parça almam lazım." "Patoloji için mi yani?" diye sordu kız. "Yok canım" dedi adam, "kendi özel koleksiyonum için, yani bu kadar... Devamı

01 06 2010

SESSİZ OLUN FİLİSTİN ÖLÜYOR

kavgamın gölgesi düştü sevdamın üstüne y a ş l a n d ı m a n n e umutlarım gazze şeridinde vuruldu kar yağdı cehennem sıcağında yüreğime dünyanın bütün silahlarını versek eskiciye bütün bombalarını / bütün askerlerini bir top bir uçurtma pahasına d i n l e b e n i a n n e / s i l y ü z ü n d e k i k e d e r i n i arkamda sakladığım ellerimden birini a ç h a y d i a n n e düşlerinin can aynasından kırılmış filistinli ç o c u k k o k u l u ö l ü m g e t i r d i m s a n a haykır tüm kinlerini dünyaya / sor namluda parlayan güneş neden parlamaz gözlerimde dinle beni anne / gözyaşlarınla bir bir sula yeşert filistin’in yüreğindeki ç i ç e k l e r i Filistin yanıyor, duyuyormusun ? ... Devamı

21 05 2010

Gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül...

Gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül... Senden bilirim yok bana bir faide ey gül, Gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül. Etsem de abestir sitem- i hare tahammül, Gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül...   Ellerle o zevk etti ben ateşlere yandım, Çektim o kadar cevr- u cefasun ki usandım, Derlerdi kabul etmez idim, şimdi inandım, Gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül... Devamı

19 05 2010

GÜL MÜŞ ( senai demirci)

Gül yüzünden var olduk. Gül yüzü buluşma yeridir, En temel kavuşmalar gül yüzünde gerçekleşir. Çünkü gül yüzler bakışı aşka dönüştürür. Bakış ki, aşıkın maşuka dönüşüdür; İlk tanışma ve son ayrılıktır. Sonra mayelenir bakış; Bakış aşk olur, bakış vuslat olur. Aşık ve maşuk tanışmaktan öte geçerler, Geri döner ve sanki birbirlerini hatırlamış olurlar. İlk bakışma sonsuz beklemelerin durulduğu bir göl olur. Güzellik gül yaprağında beklemiştir aşkı. Aşk gül yüzünde güzelle buluşur. Aşk gül tenlerde görünür kılar kendini. Ve güzellik aşkın bakışında seyre dalar kendini. Yoksa biz dikenler idik, Yalnız bir gül hatırına bu bahçeye vardık. Varlık gülşeninde bir gül yüzünde ihyalandık. Ab-ı hayat öylece dolandı yüreğimizi, Tenimizde öylece kızıl utanç gülleri açtı. Edebi, iffeti gül yüzünde belledik, Tebessümü gül yaprağından dudağımıza devşirdik. Gülün son yaprağının sonrasına hayranlığımızı ekledik. Beğenimizle kuşattık gülü; Aşklarımızı gül yanağına devirdik. Gülün yüzünde güldük, güle baktık güle yazdık. Güller olduk, güldük. Güller açıldı, güle döndük. Gül yüzünde varedilen herşeyle yüzleştik. Varedilmişler gül yüzünden gün yüzüne çıktı. Öylece, gülün yüzünde buluştuk. Gül yüzünden tanış olduk. Sonra herkesi ve herşeyi oraya çağırdık. Herşeyi elimize aldık, herkese elimizi verdik. Gülün yüzüne vardık. Bildik ... Devamı

19 05 2010

resimler

Devamı

17 05 2010

KARİKATÜR

Reklam --> Devamı